Friday, 19 April 2013

MEP METIN KAZAK's SPEECH ON IRAQI TURKMEN ON 14th MARCH 2013 AT THE EU PARLIAMENT

REPOSTING
Debates
Note
Thursday, 14 March 2013 - Strasbourg
 




http://www.europarl.europa.eu/sides/getDoc.do?pubRef=-//EP//TEXT+CRE+20130314+ITEM-013-02+DOC+XML+V0//EN&language=en&query=INTERV&detail=4-454-000


Metin Kazak, author . − Mr President, I would urge you all to support the adoption of the emergency resolution on the plight of minority groups in Iraq, in particular the Iraqi Turkmen. Literally hundreds of men, women and children are dying each year in attacks targeted on the Turkmen community, and this tragedy must be stopped.




A dreadful example which represents just the tip of the iceberg of the sectarian violence against the Iraqi Turkmen is the horrific suicide bomb attack that took place on 23 January this year at the funeral in Tuz Khurmatu of a Turkmen civil servant, who had himself been assassinated the previous day. This attack claimed the lives of a further 42 ethnic Turkmen and wounded another 117. Despite the findings of Iraq’s own High Commission for Human Rights, which acknowledges that the Turkmen have been subjected to terrorism, bombings, kidnappings and assassination, neither the Federal Government of Iraq nor the Kurdish regional government have done enough to provide security and protection for all Iraqi citizens in general, and the Turkmen in particular, because they have been numerously targeted on a large scale.




This resolution is not just for the Turkmen, it is for all the minority communities of Iraq who long for peace and security. Therefore, the EU should work closely with the Iraqi Government and use all the tools at its disposal to encourage the Iraqi Government to provide adequate protection to the Turkmen and other minorities.




Lastly, I would like to thank all the political groups for their support in putting such an important resolution before the plenary and urge Members, once again, to adopt it, because Europe has to demonstrate that it has not forgotten the Turkmen community or other Iraqi minorities, and that we will endeavour to ease their suffering.

Monday, 15 April 2013

Irak Türklerinin Geçmişi, Geleceği Yazan: Sadun KÖPRÜLÜ



Irak’ta petrollerin çıkışından sonra Mezopotamya bölgesinde dengeler değişmekle petrol savaşları Kerkük, Erbil, Musul’u kapsamakla Osmanlı İmparatorluğundan sonra bu bölgeler İngilizlerin egemenliği altına alınmıştır.
Batı dünyaları artık gözlerini bizim Kerkük Türkmeneline koymuştur, Irak topraklarına devredilen Kerkük, Musul bölgeleri günümüzde ABD’nin önde gelenekte olan bircik ilkelerinden sayılmaktadır bugünün gündeminde kamuoyunun de değer kazanmaktadır.

Kerkük, Musul bölgemiz önemli bir coğrafyanın tartışma inceleme konusu olmuştur.

Kerkük Türkmeneli zengin petrol kaynaklarından dolayı sömürgeci ve emperyalist devletlerin dikkatini çekerek, bu bölgelere gözler dikilmiştir.

Milletten önce Türk toprakları olan bu bölgeler 1000 Yıldan fazla Türk milleti bu topraklara hakim olarak bu bölgelerde büyük devletler kurmuşlardır bu topraklara bu bölgelere Irak Türkleri tarihten önce Sümerler Türk bir varlığı olmasına rağmen Türkmenlerin tarih öncesi bu topraklara yerleşmesi Irak’ın önde gelen tek unsuru sayılmaktadır .

Irak Türklerinin Irak’a yerleşmesi biz Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden daha önceden büyük bir tarih kanıtıdır bununla Kerkük, Musul ve Türkmeneli bölgesinin Türklük tarihine çok önemli bir yeri bulunmaktadır.

Irak Türkleri sağlam bir alt yapıya sahip olarak büyük devletler kurmuşlardır bu Türk devletlerle tüm Türkmeneli Türklerin hakimiyeti altında kalmışlardır Kerkük, Musul Türklerinin toprakları olarak hiçbir zaman değişilmeden, değişmeyecektir.

Bu kurulan devletlerden büyük Türk devleti Selçuklu devletidir ve Osmanlı İmparatorluğunu saymak gerekmektedir.

Osmanlı imparatorluğu döneminde petrolün ortaya çıkışı Türkmenelini Kerkük, Musul bölgesi coğrafi önem taşarak ekonomik tarafından çok önem vermektedir.

Irak emperyalist İngiltere tarafından işgal edilerek genelge İngiltere bölgeden ayrılırken Türkler bu toprakların sahipleridir.

Ve sonradan Irak devleti kurularak Kerkük, Musul Türkmeneli toprakları Irak devletine verilmiştir.

Kerkük, Musul ve tüm Türkmeneli Anavatan Türkiye’den koparılmasından sonra öz be öz Irak Türkleri sayıları dört milyona yakın olmakla her türlü zulüm işkence baskıya sürekli soykırıma katliamlara maruz kalarak onlara karşı asimilasyonlar haklarında uygulamaya başlamıştır.

Artık Irak devleti başına gelen hükümetler Irak Türklerine hiçbir haklar tanımadan sürekli olarak onlara baskı sürdürmekle Irak’taki Türklere her türlü insan hakları ihlalleri yapılmıştır, ve yapılmaktadır.

Kerkük, Musul bölgesi daha önceden dünyanın en önemli petrol madenlerinin geliştiği yer altı zengin kaynaklarına sahip olmuştur.

Musul, Kerkük ve Türkmeneli toprakları olan bu bölgeler Osmanlı devletinden koparılmakla düşmanlar çalışarak milletimiz tüm engellere baskı zulümlere rağmen milli mücadelesini başlatmıştır.

Irak Türkleri sağ duyulu olarak Irak devletine sadık kalmışlardır kendi ana topraklarını bırakmadan Irak devletine yönetimi altında yaşamayı isteyerek sürekli olarak mücadeleye girişerek bir karış yerlerini düşmanlara vermeden korumuşlardır.

Kerkük, Musul Türkmenelimiz Türkiye Cumhuriyetinin yakın bir tarihinde önemli bir dönüm noktası olmaktaydılar ihmaller nedeniyle ve politika üretememenin kurbanları olmuşlardır.

Artık Musul, Kerkük, Erbil
 Türklüğün simgesi olarak anavatan ayrılık çekmeye üzücü duruma neden olmuştur.

Türkmenelinin kanlı bağrında derin bir yara olarak sızlayarak kanamaktadır.

Kerkük’ün, Musul’un, Telafer, Tuzhurmatu,  Erbil’in ve öteki Türkmeneli bölgelerin hakkında binlerce Türklüğü ile ilgili belgeler bulunmaktadır .

Irak Türkleri yüzyıllardan beri bu topraklar kendi toprakları olmakla öz Türkçe konuşmaktadırlar, yazı dilleri Anadolu Türkçesiyledir uzun yıllardan beri her bir türlü yapıtlar öz Türkçedir.

Artık 4 milyona üstünde olan Irak Türkleri Türkiye’ye ve Türk diline Türklüğe gönülden kanlarıyla bağlıdırlar .

Irak Türkleri dünya Türklerinden farklı olarak Türkiye’ye Türk ırkına Türk toprak Ay yıldız bayrağına suyuna taşına ırmağına tüm duygularıyla Türklükleriyle Türk Turan Ülkücülük ilkeleriyle içten bağlıdırlar.

Irak Türkleri Kerkük, Erbil ,Musul, Bağdat , Diyala, Vasit , şehirlerimizle Tuzhurmatu, Kifri Telafer ,Efgani, Reşidi ya , Selamiye ,Şahreban, Hanekın , Ömer mandan, Tazehurmatu , Altunköprü , Kümbetler, Mendili, Kızıl yar , Kazaniya gibi ilçelerimiz ayrıca tüm Türkmen köylerimizin yoğun olarak buralarda ve Dahok, Zaho, ve Irak’ın güneyinde yaşamaktadırlar.

Irak Türklerinin çoğunluğu okur yazar tahsillidir çiftçi ve köylüsü da azdır, bilinçlidir.

Irak Türkleri yalnız Irak’ta değil dünyanın her yerinde ve Arap ülkelerinde tanılan Irak Türkleri dini Edebiyat alanında bir çok şahsiyetler yetirmişlerdir.

Irak Türklerinin nüfusu 4 milyona yakın olmakla bu nüfusun yarısı üç Türk şehri Kerkük, Musul, Erbil şehirlerinde yaşamaktadırlar,  ayrıca öteki yarısı de diğer Irak’ın Arap şehirlerine dağılmışlardır.
ve birçok Türklerde Araplaşmışlardır, Kürtleşmişlerdir.

1959 yılında Kerkük katliamından sonra çok Irak Türkleri Bağdat, güney ve Irak’ın bir çok yerlerine yerleşmişlerdir .

Kimsesiz Irak Türkleri yıllar boyu sahabesiz kalarak hiçbir zaman devlete karşı isyan etmeden silahlı hiçbir eylemde bulunmamışlardır.

Saddam rejimi Irak Türklerine yaşam hakkı tanımayarak tüm düşmanlar tarafından anayurtları Kerkük bir gelir kaynağı olduğundan dolayı ırkçı Araplarla Kürtler arasında kalmakla onu parçalamaya aralarında bölmeye çalışmaktadırlar.

Kürtlerde Kerkük’ün kendi başkenti olmasını ortaya sürmekle bugünde Amerika, İsrail, İngilizlerin uygulamış olduğu nüfus politikası sonucu Irak Türklerinin yaşamış oldukları Türkmeneli bölgelerine Kürtler hakım olmaktadırlar.

Irak Türkleri 1950 yılından sürekli olarak katliamlara, soykırımlara karşı be karşı olmuşlardır.

1959 tarihinde Türk milletine Kürtler tarafından kanlı katliam hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Türklükle damarımızda kan atmaktadır Türk Milletimize bir Mektup



Yazan: Sadun KÖPRÜLÜ

Büyük Türk milleti onuruna, töresine,
geçmişine gelenek göreneğine bağlı bir millet olarak, hiç bir zaman Ataların mert yiğit şehitlerinin prensip yolundan ayrılmadan, ayrılmayacaklar..

Anayurtları olan Türkiye, Kerkük için kanlarını canlarını vererek korku, ölüm bilmeden bir karış toprak yerlerini düşmanlara, yâdlara vermeyecekler.

Kerkük ve Musul, Erbil, Diyala onlara bağlı Tuzhurmatu , Tazehurmatu, Kifri , Kümbetler, Kızıl yar, Dakuk,
Bastamlı. Hanakın, Mendelli , Kızlarbat , Şahraban , Mansuriyet Cebel , Adana köy, Delli Abbas, Altunköprü, Telafer, Şirinhan ,Muhalabiya , Selamiya, Reşidiya, Ömer mandan ,Aziziye,
Yengice, Türkmen bağ ve başka ilçe, bucak, Kasaba.  Köylerimiz Türk’tür her zamanda Türk kalacaktır bu topraklar,
Kendi milleti olan Türklere dönecektir.
Nerde bir Türk olursa orası bizim vatanımız toprak yerlerimiz oralarda kanımızı dökmeye, şehit olmaya hazırız büyük Turan ülkesi Türkiye’den başka bizim Anayurtlarımız, Türkmenistan, Türkistan, Tacikistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Tebriz, Güney Azerbaycan, Erdebil, Orumya, Halep, Lazikiya , Cenin , Ehzan ,Karabağ, Gagavuz, Kızılderililer, Ahıska, ve başka Türk topraklarında yaşayan her bir Türk kardeşimizle  kan, soydaş, kardeşiz, ilkemiz bir duygumuz, yolumuz bir kanımız , dilimiz gönlümüz birdir bir kalacak, ve her an damarımız Türklükle temiz kanla atacaktır.

Nerde olursa olsun bizler Türk toprakları kendi topraklarımız olduğundan dolayı onları canımızdan her bir varlığımızla koruyacağız milletimizi delicesine seveceğiz, ve bu yolunda ölmeye her an cephede duran bir er, asker gibi milletimizin uğrunda ölürüz,  düşmanlar söylediği gibi bizler Türkiye için her şeyimizi, malımızı, mülkümüzü. kanımızı, canımızı veririz doğru Türk olanlar kardeşi Türk’e nasıl canını, kanını vermeyecek.

Millet, Türklük uğurda çok Irak Türkleri kurşuna dizilerek idam olarak hapishaneye atılarak davasını savundular.
Ne mutlu bizlere Türk’üz, Türküyüz Türkçülük diye öleceğiz olacağız yaşayacağız.

Kerkük ve tüm Irak Türklerinin Türk dünyasının toprakları kendi yurtları, topraklarıdır yerleridir ve her zamanda Türklerin kalacaktır.

Irak’ta hiç bir millet yaşamadan Irak’ın güneyinde ve kuzeyinde milattan önceleri yalnız ve yalnız efendi tarihi belli, yüce Türkler yaşarmış uzun yıllardan beri kormuş oldukları devlet, ilhanlarda bellidir.

Bugünlerde boş kafayla hayale dayanan Kürtler Konuşmalarında yüce ulu Türkmen milletini yok etmek için her türlü planlar çizerek, İsrail, Amerika politikasıyla Kerkük, Erbil. Musul.
Ve birçok toprak, yerlerimizi kendi yerleri saydıkları topraklara katmak istiyorlar.

Artık düşmanlar tekrar çıkmayan kapalı yolarına devam ederek eski tarihi olan büyük devletler kuran bir milleti yok etmeye düşmanlarla işbirliği içindedirler bunlarla hainler, ajanlarda bir araya gelmektedirler.

Milletimizi yok etmeye çalışanlar kendileri yok olacaklar.

Kendilerini millet gören Kürtler nerden topraklarımıza geldiler?
Asılları, soyları, boyları nereden? Ataları kim acaba? Kürdün adı bundan bir kaç yıl önce ortaya atıldı Molla Mustafa Barzani uzun süre Komünist Rusya’ya ajanslık yaparak, Kürdün Rus ırkından olduğunu söylemekteydi,
Bu günümüzde Kürtlerin çoğunluğu kendilerini Masun Yahudi olarak saymaktadırlar Irak’ın kuzeyinden bir çok sayıda Yahudiler                  İsrail’de yaşamaktadırlar oranı seçmektedirler kutsal İslam dinini bile unutarak bırakmaktadırlar.

Günümüzde Kürtlerin Yahudi olmaları dinlerini bırakmaları çok acı bir durum ne yazık ki Masunların İsrail’in kucaklarına düşmüşlerdir, buna kanıt olarak Molla Mustafa Mesut Barzani’nin babası uzun yıllarını İsrail’de geçirmiştir.

Öte yandan Celal Talabani, Nuri Talabani iyice tanımalısınız, 15 Temmuz 1959 tarihinde, Türk şehri Kerkük katliamının, önde gelen kıyıcı katillerinden olarak Irak Türklerine karşı her türlü zulüm baskı işkence yapmışlardır.
Nuri Talabani ise çok aşırı Kürtçü düşmancasına öte yandan bir komünist olarak Kerkük adında bir dosya yazarak Kerkük Türk şehrini boş kafasıyla Kürt göstermektedir.

Talabani Türk Kerkük’ü Kürt göstermeden önce aslının ne olduğunu ve nerden gelmiş olduğunu bilmelidir.

Irak Türkleri yıkılmadan Ayakta durmalıdırlar - Yazan: Sadun KÖPRÜLÜ



Irak dünya Türklerin büyük bir millet, onurlu, tarihleri yüce olduğundan dolatı her türlü acılar, işkence sinsi olaylar yaşamaktadırlar, her bir dikta rejimler her türlü soykırım, katliam Türklere karşı uygulamaya kakmakradırlar.
Irak’ın kuzeyinde  Barzani 1996 yılında Saddam rejimi ile birleşerek,işbirliği yaparak önde gelen Türkmen liderlerimizi tutuklayarak yüze yakın Türkmenlerin idam olmalarına neden olmuştur .

Yurdumuz Türkmeneli, ve büyük milletimiz Türk milleti, tarih boyunca dünyanın her yerinde her türlü katliamlara, soykırıma, saldırıya maruz kalmışlardır.
Günümüzde de bu saldırılar bam başka anlaklı, bilinçli olarak, düşüncesiz, insanlık sevgisi bilmeyen bir içli, kinli düşmanlar tarafından devam etmektedir.

Gerici, anlayışsız  bencil kötü hoylu düşmanlar, Irak Türklerinin  yerlerinden, topraklarından ayırmakla, ele geçirmekle büyük  devletler, İmparatorlar, uygarlık kuran hoşgörülü bu yüce millet her zaman insanlara sevgisiyle ülkenin toprak bütünlüğünü savunan, bir millet olduğunu hiçbir zaman düşmanlar içine sindirmediler çünkü onlar bölmeyi istiyordular.

Bu toprakları yüce Türkmen milletimizin, şehitlerimizin temiz arı kanları ile sulandırarak, milletimizi sevmeyen düşmanlar, bu topraklardan bizleri çıkartmak, uzaklaştırmak isteyerek, yerimizi, yurdumuzu elimizden almaya uğraşmaktadırlar, buna rağmen ezelden Türkmen milletinin toprakları, yurtları olan Kerkük, Erbil, Musul, Türkmeneli düşmanlara mezar olmakla, bir karış topraklarımızı canımızı, kanımızı verene tek vermeyeceğiz .

Düşman kötü düşüncelerini başarmayınca, sanarak umutlarını gerçekleştire bilmek için bu defa İngiliz,İsrail, ABD’ye hizmetkarlık, uşaklık yaparak her türlü planlar hazırlamaktadır .

Milletimiz bu düşmanların baskı, zulmüne karşı kendisini tümümüzün baş tacı olan Kerkük’ünü, örf, adet geleneklerle, göreneklerini bütünleştirmekle korumaktadır .

Akıl dışı düşmanların her türlü baskı, saldırı, engellerine karşı Türkmen milletimiz her zaman olduğu gibi, bu günde hiç yıkılmadan ayakta durmaktadır.

Bizim millet tüm düşmanların engellerine, baskılarına rağmen birlikte birbirlerini severek, Besbelli uyumlu kendi Türkmeneli yurtlarında, topraklarında özgürlük, bağımsız sağlayacaktır.

Sunday, 14 April 2013

Lessons from Iraq's Reconstruction

Published on 27 Mar 2013
Ten years after the United States entered Iraq, the Office of the Special Inspector General for Iraq Reconstruction (SIGIR) is releasing its final report on the reconstruction effort in that country, "Learning from Iraq." Special Inspector Stuart Bowen will discuss SIGIR's important work in auditing, inspecting, and investigating U.S. reconstruction activities, and the lessons that the United States should learn from the experience.

Stuart Bowen, Special Inspector General for Iraq Reconstruction
Ray DuBois, Senior Adviser, CSIS
Anthony Cordesman, Arleigh A. Burke Chair in Strategy, CSIS
Robert D. Lamb, Director, Program on Crisis, Conflict, and Cooperation, CSIS
To see the latest Lessons Learned report, please visit this page:http://www.sigir.mil/learningfromiraq....

Wednesday, 10 April 2013

Gorran says ‘no’ to extension for President Barzani



Kurdistan Tribune – 10.4.2013 – According to KT’s reliable sources, the Gorran movement has decided to reject a request from the Kurdistan Region’s two ruling parties that it support an extension to the presidency of Masud Barzani.



According to the rules, President Barzani should stand down in July, because he will have served two terms, and new presidential elections should be held. However, a delegation from the ruling Kurdistan Democratic Party (KDP) and Patriotic Union of Kurdistan (PUK) visited the Gorran leadership this weekend asking that Barzani be allowed to stay on for another term without an election. Gorran’s leaders have turned down this request but they are concerned that the ruling parties will try to change the law to secure an extension for Barzani.

Saturday, 30 March 2013

Dünya Türkleri Avrupa Platformu DÜTAP yöneticilerinden ziyaretler


Dünya Türkleri Avrupa Platformu DÜTAP yöneticilerinden ziyaretler.

http://www.gundem.be/tr/belcika/dunya-turkleri-avrupa-platformu-dutap-yoneticilerinden-ziyaretler

gundem.be
Kısa bir dönem önce Türk Dünyasının avrupa yaşayan vatandaşlarının kurmuş olduğu derneklerin bir araya araya gelerek oluşturdukları DÜTAP (Dünya Türkleri Avrupa Platformu), Belçika’nın Antwerpen şehrinde yapmış olduğu Nevruz Şöleni programından sonra Kenan Dağgün, Hasan Aydınlı, Abdumutalip İmirov ve Evren Atdından oluşan bir heyetle T.C. Brüksel Büyükelçisi Mehmet Hakan Olcay beyi ve T.C. Brüksel Başkonsolosu Ali Barış Ulusoy'u makanlarında ziyaret etti.
Oldukça samimi bir havada geçen görüşmede DÜTAP hakkında bilgi veren dernek yöneticileri aynı zamanda kurucu üye dernekler listesinide sundular. Görüşmelerden gayet memnun olarak ayrılan platform yöneticileri kendilerine zaman ayırarak görüşme imkanı sunan Büyükelçi M. Hakan Olcay ve Başkonsolos A. Barış Ulusoy'a teşekkür edrek beraberce hatıra resmi çekindiler. 
ATEP KÖKLERE DÖNÜŞ RESİM SERGİSİNİ ZİYARET
DÜTAP heyeti daha sonrada Brüksel’de Schaerbeek belediyesinde sergilenen ATEP (Avrupa Türkiye Emirdağlılar Platformu) Köklere Dönüş Resim Sergisini gezdiler. Sergideki resimleri teker teker dikkatle inceleyen Dütap heyeti sergiyi çok güzel ve çok başarılı bulduklarını, sergiyi düzenleyen ATEP yöneticilerinede teşekkür ettiler.
gundem.be
gundem.be
gundem.be

Thursday, 28 March 2013

ITF TURKEY REPRESENTATIVE DR.HİCRAN KAZANCI ISSUED A MESSAGE ON THE 22ND ANNIVERSARY OF THE ALTUNKÖPRÜ MASSACRE




ITF TURKEY REPRESENTATIVE DR.HİCRAN KAZANCI ISSUED A MESSAGE ON THE 22ND ANNIVERSARY OF THE ALTUNKÖPRÜ MASSACRE
Today is the 22nd anniversary of the Altunköprü massacre which took place on the 28th of March 1991 overwhelming all Turkmen with a deep sorrow …
It is one the most sorrowful days for Iraqi Turkmen …
Exactly 22 years ago on the 28th of March 1991 Altunköprü, which is a picturesque Turkmen town in the northern part of Iraq between Kirkuk and Erbil, was the scene of a massacre which went down into the pages of history as a ‘black mark’.
102 of our  innocent Turkmen brothers, without discriminating between old, young people and children were collected from their homes by Saddam’s military units. Children as young as 8 and 10 were among them. No one knew where they were taken.
15 days later the lifeless bodies of our 102 martyrs who had been shot for alleged insurgency were found piled one on top of the other in a ditch in Kayabaşı.
The massacre of Altunköprü is not the first nor the last such massacre to be experienced by blameless and uninvolved Turkmen who never rebelled against the state.
Numerous massacres against Turkmen living on Iraqi soil have taken place starting with the first in 1920 with the establishment of the Iraqi State. Thousands of Turkmen men and women, the young and old as well as children were martyred by these massacres.
It is not possible for us to forget the crimes against humanity committed against the innocent Turkmen nation.
On this anniversary of the Altunköprü massacre I once more take the opportunity to bow in respect before their saintly memories and may they rest in peace. 

Wednesday, 27 March 2013

Balkanlar Savaşında, Türk Dünyasının Katliamı, Soykırımı ve Acı Çileleri



Yazan: Sadun Köprülü

Acı baskılarla, Asimilasyon politikasıyla yaşamakta olan Türk
Dünyasında Kardeşlerimiz, Soydaşlarımız bugün olduğu gibi eskiden
yüzlerce katliam, soykırım acısıyla yüz binlerce Türkler öldürülerek,
şehit olmuşlardır,
Yerlerinden, topraklarından uzaklaşarak, sürgün olarak, göçe zorlanmışlardır.
Düşmanlar binlerce kadın, çocuk, yaşlıları her türlü işkenceyle,
baskıyla öldürerek, yaşamlarını kayıp etmişlerdir,
Açlıktan, hastalıktan dolayı öldürülmüştür.

Türkler dünyada ilk millet olarak her bir dönemde dünyanın her yerinde
Rusların, Çinlerin, Sırpların, Amerika, İngilizlerin, Bulgarların,
Rumların, Ermenilerin, Yunanların, Farsların, Arapların katliamına,
soykırımına maruz kalarak,
Önde gelen yüz binlerce insanlarını Türk olduklarından dolayı
katliamda şehit vermişler.

Tuesday, 26 March 2013

Explosion kills two candidates ahead of Iraq vote


Explosion kills two candidates ahead of Iraq vote

Iraqi men look at an electoral campaign banner for the upcoming
provincial elections bearing flood pictures  and the slogan "They
drowned Baghdad with their corruption" in Baghdad on 25 March
2013. (Photo: AFP - Sabah Arar)


Published Tuesday, March 26, 2013


A powerful bomb tore through an armored car in a town north 
of Baghdad on Tuesday, killing two officials and badly 
wounding a third, weeks ahead of Iraq's first polls since 2010.

Mayor Shallah Abdul, council chief Abdulqader Naimi and 
Salaheddin provincial councillor Rashid Khorshid had been 
travelling together to inspect a road paving project north of 
the town when the bomb went off close to their armored car.

Naimi and Khorshid, both candidates in provincial elections 
due to be held on April 20, were killed, and Abdul was 
badly wounded and transported to a hospital in the Kurdish 
city of Sulaimaniyah.

The blast, which also killed one of the officials' bodyguards 
and wounded another in the town of Tuz Khurmatu, brings to 
11 the number of candidates in the provincial council elections 
who have been killed.

Authorities have already postponed the polls in two large
provinces, throwing doubt on the credibility of the vote, Iraq's 
first since the March 2010 parliamentary elections.



Tuz Khurmatu, home to about 110,000 Arabs, Kurds and 
Shiite Turkmen, lies 175 kilometers north of Baghdad at the 
center of a tract of disputed territory claimed by both the 
mostly-Arab government in Baghdad and the autonomous 
Kurdish region.

The dispute is often cited by officials and diplomats as the 
biggest long-term threat to Iraq's stability.

The establishment in September of the federal Tigris 
Operations Command, which covers disputed northern 
territory, drew an angry response from Kurdish leaders and 
increased tensions with the federal government.

Then on November 16, a firefight broke out during an attempt 
by Iraqi forces to arrest a Kurdish man in the town, which 
killed one person and wounded others.

The crisis, which Iraq's parliament speaker warned could 
lead to civil war, has since eased, but the dispute over 
territory remains unresolved.